süslü sözlük kimyasalları yüzünüze sürmeyin timi (32)
 


süslü sözlük kimyasalları yüzünüze sürmeyin timi


  • 1.
    adi suslu sozluk olan bir yerde kimyasal!!!11 diyen tim. soludugumuz havada, ictigimiz suda bile kimyasal varken garip geliyor bana, bilemedim. bir de bunun aktar bagimlisi versiyonu bir tim var ki o da evlere senlik. icinde ne miktarda hangi maddeyi icerdigi etiketinde aciklamasiyla yazan, marketten aldigim hindistan cevizi yagina "kimyasal" oldugu icin burun kivirip etiketi bile olmayan, aktardan alinma hindistan cevizi yagi oldugunu iddia eden seyi bana "%100 dogal" olarak savunan arkadasima selam edeyim bu vesileyle.

    ukte:  daria

    edit: konu kapitalizme karşı olan bilince bile getirilince edit yapmak istedim. benim anlamsız bulduğum, aktarda çalışan veli amcanın gül yüzüne güvenip adamın dediği her şeye körü körü inanıp bunu ateşli bir şekilde, fakat hiçbir sağlam dayanağı olmadan savunanlar. ki sözlükte böyle bir kitle var bence. modern tıbba herkes körü körüne inanmalı!!!11 da demiyorum, kendimiz okuyup bakmalıyız. ayrıca sözlükte kapitalizme ve tüketim toplumuna karşı gelmek istediği için kimyasal sürmeyin!!!!11 diyenlerin sayısı ya bir, ya iki.
    bir de kendi okuyup araştırıp "kimyasal"ların kendisine zararlı olduğuna kendisi kanaat getirip kimyasal sürmeyin!!11 diyenlerden ziyade, annesinden, arkadaşından, süslü sözlük'teki "cildin nefes almasını önlüyor" temalı cilt bakım(?) girdilerinden etkilenip papağan gibi "kimyasaaaaal!!!11" diyenleri görüyorum ben sadece. şahsi görüşüm bu.

    sevenwonders, #606637 | 19.05.2017 13:51 ~ 20.05.2017 11:22

  • 2.
    içtiğimiz su da kimyasal bileşenlerden oluştuğu için ve hatta bizler de kimyasal bileşenlerden oluştuğumuz için beni güldüren sav.

    glikolik asidin alpha hydroxy asit olduğunu ve ananas, şeker kamışı, tatlı patates, üzüm, gibi şeker oranı yüksek muhteviyattan özütüldüğünü, kimyasal!!1!1 denilen içeriğin şekerle peeling yapmaktansa aynısının laciverdiyle, doğru ph ile kullanılması ve etkisiz kalmaktansa kimya bilgisi sayesinde doğru kullanılıp gerçekten etki etmesi olduğunu bilmeyen güruhun veryansınıdır.

    yüzüne plütonyum sürenleri tenzih ederim.

    ayceci, #606736 | 19.05.2017 18:54 ~ 19.05.2017 18:57

  • 3.
    https://i.hizliresim.com/p0zjmr.jpg

    sözlüğün süslü sekmesinin niteliğini oldukça sorgulatır hale getiren, insanı bezdiren tim. kendilerini rahatça saptayabiliyorsunuz:

    - ürün başlıklarına "içinde tonlarca kimyasal var", "içeriği temiz değil", "yüzüme kimyasal sürmem" yazıp asla ama asla ürünün içindeki o bahsettikleri öldüren içeriği belirtmemek. bu çıkarım yapılıyorsa muhakkak bir araştırma yapıp buna göre konuşulduğunu düşünüyorum? öyleyse bu bahsettiğiniz kimyasal nedir, hangi içeriktir? şu sitede kaç tane "ürünün içinde bulunan x maddesinin y'ye sebep olduğunu düşünüyorum ve bu da ürünü kötü içerikli yapmakta" tadında yorum var? aynen, yok. herkes sadece papağan gibi "içinde kimyasal var"ı tekrarlıyor. evet haklısınız, içinde kimyasal var; aynı etrafımızdaki her şeyin "kimyasal" olması gibi.

    "ben kimyager değilim, bütün içerikleri ezbere mi bileceğim?" diyenlere: kesinlikle hayır. ama hepimiz bakım ürünlerine tonlarca para döküyorsak evet alacağımız ürünün içeriğini okuyup, tek tek incelememiz gerekiyor. ne olduğunu bilmediğiniz bir bileşeni anlamak için google'da 2 dakika geçirmek yetiyor. soru-cevap aparatında "eski sevgilimin kayınçosunu linkedin'de stalkladım, görünüyor mudur profile baktığım?" diye sorular sorabiliyorsanız, yüzünüze sürdüğünüz şeyi araştırmak için de vaktiniz vardır kesin.

    - yüze limon, seyreltilmemiş esansiyel yağlar, karbonat, sığır jelatini, ve diş macunu gibi saçma sapan şeyleri sürmek, bunları sözlükte başka yazarlara da tavsiye etmek. sürekli "ne varsa doğada varrrr <3, bence siz de kimyasal sürmeyin" diyerek diğer insanları da darlamak. rutinini aktardan aldığı oldukça yüksek ph'li ve kurutan sabundan, bir gül suyundan ve yanığa yol açan çay ağacı yağından oluşturup, bunu adeta beklenen mehdi edasıyla açıklamak.

    ayyyynen devam. soru-cevap'ta diş macunu ya da çay ağacı yağı yüzünden yüzünde leke olanları, jelatin bantları yüzünden gözenekleri genişleyenleri biz teselli ederiz.

    - güneş kremine "kimyasal" demek, kullanmadığı için gururla madalya beklemek, ve hepsinin ötesinde insanlara da kullanmamalarını tavsiye etmek.

    avustralya'da her 3 kişiden 2'sine cilt kanseri teşhisi konulduğu biliyor musunuz? okullarda şapka ve güneş kremi kullanmanın zorunlu olduğunu? tamam, orada ozon tabakası çok daha büyük bir sorun ancak güneşin neler yapabileceğinin farkında mısınız? "her şey kimyasal ama yaz olmadan birkaç seans solaryuma girerim, o sorun değil :)))" ne güzel hayat...

    - her 3 girdiden 7'sinde "yüzüme ağır geldi" "yüzüm nefes alsın", "yüzüm alıştı" gibi ancak "teşhis" ve "intak" söz sanatları ile açıklanabilecek kalıplar kullanmak. akciğerleriniz ile nefes alıyorsunuz. ayrıca limonlu su içerek de "toksin" falan atmakta değilsiniz, o işi de karaciğer hallediyor.

    sonuç: türkiye'de drugstore, market ve diğer mağazalarda satılan çoğu ürün tamamen aynı formül ile avrupa'da satılıyor. zaten her şeyi ithal ediyoruz. hadi tamam, bizim başımızdakilerin insan sağlığını önemsediği yok, avrupa birliği'ndeki standartların nasıl ağır olduğundan da mı habersizsiniz? adamlar türkiye'den gelen yiyecekleri sokmuyorlar ülkelerine, çin'den çocuk oyuncağı ithal etmiyorlar; toksik ya da kanserojen madde içeren bakım ürünlerine mi onay verecekler? ürün üretme ve geliştirme sürecinde görev alan uzmanların her sabah laboratuvarda toplanıp "ooo bugün kimlere kimyasal hazırlıyoruz, kimleri kanser edip öldüreceyiz?" diye planlar yapıp hoptek oynadıklarını mı düşünüyorsunuz? günümüz yaşamını nasıl değerlendiriyorsunuz, modern tıbbı ret mi ediyorsunuz mesela; düşünce yapınızı çok merak ediyorum. sorular...

    edit: girdimin hiçbir kısmında fazla tüketimi teşvik eden, kapitalizm kölesi yapmaya yönelten bir şey yok. yüzüne diş macunu sürenler sistem eleştirisi falan yapmıyor; sapla samanı karıştırmayalım lütfen.

    daria, #606810 | 19.05.2017 22:40 ~ 20.05.2017 11:57

  • 4.
    bence belli başlı bazı maddeler var ürün alırken içinde olmaması gereken ve paraben bunlardan biri değil , paraben güvenilir bir koruyucu maddedir ve zararlı olduğunu kanıtlayan henüz bir çalışma yok ve markalar satış stratejisi olarak ürünlerini parabensiz diye satıyorlar artık bu da dedikoduların asılsız olduğunu düşündürüyor. bence içinde ;
    mineral oil (çok ucuz ve faydasız bir madde)
    alkol (özellikle içerik listesinin başındaysa , cildi yaşlandırır)
    limonene (irrite edebilir)
    shea butter (yüz ürünlerinde varsa alınmamalı çok kalın yapılı bir yağdır gözenekleri tıkar) aynı şey hindistan cevizi yağı içinde geçerli.
    ayrıca cildi kuru olanların bha (salisilik) asitleri içeren ürünleri kullanmamaları daha uygundur.
    bunu buraya bırakıyorum çünkü cilt bakımı ürünü alırken bilinmesi gereken şeyler ve yüzünüze her ürünü sürüp işe yarayacak mı diye test etmeyin içeriğini araştırırsanız kullanmadan kalitesini görebilirsiniz. kimyasallardan öcü gibi kaçmak ben doğal yaşayacağım olaylarına pek gerek yok bilinçli ve dozunda olmak herşey için en iyisi

    pandakito, #606841 | 19.05.2017 23:51

  • 5.
    golden rose, max factor, loreal vs drog store markaların ürünleri için "cildim bunları yüzüme sürecek kadar değersiz değil" kalıbını kullananlarla kesişim kümeleri epey kalabalık olan tim

    nouvellevague, #606852 | 20.05.2017 00:11

  • 6.
    kozmetik dünyanın en büyük sektörlerinden biri. argelerinden üretimlerine ve pazarlamalarına kadar büyük paralar dönüyor. bunu aklımızda tutarak hareket etmemiz gerektiğini düşünüyorum. hangi ürünün içinde hangi kimyasalların olduğunu anlamak için yalnızca içeriğini okumak yetmiyor. ben bir ara meraklanıp araştırmıştım. göz çevremde küçük küçük beyaz noktalar var, bu yüzden aldığım farların eyelinerların içinde bunlara sebep olan maddeler var mı öğrenmek istedim. bir eyelinerımın içeriğindeki tüm maddeleri tek tek aradım ve sonuç: hiçbir şey anlamadım. üstelik kimya terminolojisine az çok hakimim.

    yani diyeceğim o ki; içeriklerde yazan kimyasallar hakkında bilgiye ulaşmak ciddi mesai istiyor. üstelik bilimsel yayınlara da ne kadar güvenilir emin değilim, parayla istediği makaleyi yazdıranlar duydum. büyük paraların döndüğü sektörlerde doğru bilgiye ulaşmanın kolay olmadığını düşünüyorum. bitkisel yağları bulursunuz, hangisi neye yol açıyor bilirsiniz. içeriklerde buna dikkat edebilirsiniz. ama mesela aa paraben var o zaman almıyım'lar bana boş laf geliyor. paraben olmayacak başka koruyucu olacak. o raf ömrünü uzatmak zorundalar. ya da mesela ana maddelerle ilgili bilgiye ulaşırsınız, fakat bakalım içerikte o şekilde mi yazıyor. aynı maddenin bir çok yazım şekli olabiliyor.

    bu konuda çok takıntılıysanız daha az kozmetik kullanın. veya bitkisel yağları araştırıp cildinize onları sürün. cildinizin kullandığınız ürünlere verdiği tepkiye dikkat edin, ne iyi geliyor ne gelmiyor farkında olun.

    carriecaramel, #606874 | 20.05.2017 00:56

  • 7.
    abboleeey. öncelikle "buna da mı linç be gülüm" demek istiyorum. bence bu bir sistem çelişkisi. her sistem gibi kapitalizm de kendini yok etmeye, altını oymaya başladı ve geri dönülmez yollara girdi bence. en büyük hatalarından biri de bilimi himayesi altına almak. artık insanlar bilimin sektörel kampanyalara göre taraf olduğunu, insanlara zarar veren ilaçtan tutun gıdaya kadar birçok ürünü örtbas ettiğini biliyor. evet modern tıbba güvenmiyorlar çünkü kendini bir yerden tedavi ederken bir yerden hasta eden ve bir başka şeyin tüketimine mahkum bırakan bu mekanizmaya neden güvensin. tüm bu olan bitenden kozmetik de payına düşeni alıyor tabii ki. evet su da bir kimyasal, biz de maddelerden oluşuyoruz biz de öyleyiz evet evet. fakat burda kasıt bu değil ki. yüzüme su sürmekle kastedilen ürünlerden birini sürmek aynı şey mi. artık insanlar bir kollektif bilinç oluşturdular ve alternatif yollarla bi şekilde bu korkunç düzenden olabildiğince az zarar almaya çalışıyorlar. ve bunu olabildiğince alanda dile getirmeleri bence güzel. ben en azından birçoğunun sayesinde yalnış bildiğim, bana zarar verdiğini bile bile sanki öyle yapmam lazımmış, onu kesin kullanmam lazımmış diye düşündüğüm birçok şeyden vazgeçebildim. hepsine de teşekkür ederim.

    ha bir de süslü sözlük gibi bir yerde ne işleri var denmiş. bence asıl olmaları gereken yer burası. sözlükte çekmece çekmece ürün biriktiren, kozmetik almadan, tüketmeden durayamayan o kadar yoğun bi kitle var ki. yanlış anlaşılmasın kötülemek için söylemiyorum birçoğunun bu konu hakkında yazdıklarını okuyorum. çok şikayetçiler ve kendilerine hakim olamadıklarından bahsediyorlar genelde. az ürün tüketimine, mümkün olduğunca az zarar görmeye teşvik eden örneklerin bu alanda çokluğu bence tam da olması gereken bir şey.

    edit: neden doğal içerikli ürün tüketimine teşvik etmeye çalışanlar yüze diş macunu sürmeyi önersin yahu. duyduğum en saçma şey. hadi biri söyledi diyelim siz nasıl bunu genele yayarsınız. diş macununun kendisi zaten rezil içerikli bir şey. insanlar diş macunu yüzünden florür zehirlenmesi geçiriyor. ürün kullanımının çokluğunun gayette kapitalizmle, çoklaştıkça payımıza düşen zararın da gayet konuyla ilgisi var. bu makrodan mikroya giden bir çember nihayetinde. ve ben de bunu belirtmek istedim. ama anlaşılan sataşmak için "yüzüne diş macunu sürenler bunu sisteme karşı bir hareket olarak mı yapıyor" örneğinizdeki gibi baya çabalanmış çarpıtılmak için.

    istar, #606898 | 20.05.2017 04:14 ~ 21.05.2017 03:28

  • 8.
    aslında ben bunun psikolojik bir rahatsızlıktan veya fazla alkolden kaynaklandığını düşünüyorum çünkü memeli bir canlının kendini amfibi sanıp deri solunumu yaptığını düşünmesinin başka açıklaması olamaz.

    sarisindegilim, #606933 | 20.05.2017 10:52 ~ 20.05.2017 15:37

  • 9.
    bana göre de iyi temizlemeyecekseniz kimyasalları yüzünüze sürmeyin. cidden kozmetik endüstrisi çok gelişti değişti. annemlerin zamanında sadece pudra ve pata krem gibi ağır yağlı ürünler varken. şu an nonkemodojenikten, ışıltılısına, kuru ciltlisinden, yağlı ciltlisine kadar bir sürü ürün var. önemli olan onları temizlemek. bi ara takmıştım falanca arkadaşım yüzünü yıkamıyor. ben de cildimle uğraşmayacağım diye. zaten makyaj yapmıyordum. yüzümü sivilce bastı. ben cildimi eve gelir gelmez temizlemeyeyim yüzümde sürpriz bir arkadaş beliriyor. ha doğal ürünlerle temizlemeye kalktığımda da yüzüm çok gerildi ve sivilcelerime faydası olmadı. ne zaman bazı kesimlerin kimyasal dediği ürünlere geçtim benim cildim sağlıklı olmaya başladı. bazılarına da tam tersi doğal ürünleri kullandıklarında ciltleri daha güzel oluyor. ama problemli cildiniz varsa aynı şeyi söyleyemem. açıkçası cildime ne iyi gelirse ben onu kullanıyorum. bi ara göz altımı birinin önerisiyle şuan hatırlamadığım bir yağ ile nemlendirdim. onda sorun yoktu ama benim göz altımda sivilce çıktı gül suyu kullandım meğerse gül suyu yağlı ve sivilceli ciltlere göre bir ürün değilmiş. yüzüme kimyasal sürmeyeceksem vücuduma da almamalıyım bu mantıkla. hastalanınca ilaç almayayım o zaman. bunlar cidden modern tıpa inanmamak gibi geliyor bana. doğru kullanıldığı zaman, temizlendiği zaman ben güneş kreminin, fondotenin zararı olmayacağını düşünüyorum. son olarak anneannem de bir şey yapmıyordu bebek gibi cildi demeyin. onların zamanıyla bizim zamanımızın hava kirliliği arasında dağlar kadar fark var.

    yavrusunukaybetmishipopotam, #606951 | 20.05.2017 12:38

  • 10.
    en temiz(!) temizleyicilerin içerisinde bile zararlı kimyasallar bulunmaktayken işi biraz zor olan tim. yapılacak en mantıklı şey bu kimyasalların ne derece zararlı olduğunu öğrenmek, raf ömrü çok uzun sıvı ürünleri kullanmadan önce mutlaka araştırmak, hatta yüze sürülen tüm ürünleri kullanmadan araştırmak. bunun için belki duymayan vardır diye tekrardan bu işin vikipedisini söylüyorum:

     cosdna

    ürünleri arama çubuğuna yazabilirsiniz, aramada çıkmayan ürünlerin içeriklerini ise analyze kısmından kendiniz derecelendirebilirsiniz.

    son olarak böyle yapıcı girişimlerde bile her şeyi bırakıp birbirini kritize etmeye çalışanları gördükçe gülesim geliyo.

    glinda, #606962 | 20.05.2017 13:08 ~ 20.05.2017 13:09


tümünü göster
"süslü sözlük kimyasalları yüzünüze sürmeyin timi" hakkında bir tanım yapın:










© copyright süslü sözlük™ 2012-2017.

sevgili okuyucu, süslü sözlük, yazarlarının çeşitli konular ve ürünler hakkındaki kişisel görüşlerinden oluşur, bu yüzden de her yazar kendi görüşünden sorumludur. girdilerde yer alan öneriler, hiçbir şekilde hekim tavsiyesi yerine geçmez. burada yer alan önerileri uygulaman sonucunda uğrayabileceğin herhangi bir zarardan sorumlu değiliz. lütfen sırf internette birileri yazmış diye yüzüne kedi çişi sürme (:

süslü sözlük iletişim: Süslü Bilişim Teknolojileri San. Tic. Ltd. Şti., Antalya, [email protected]

hakkında | iletişim | şikayet

klavye kısayolları:

g güzelinden
b bugün
d dün
r bir gün
k keşfet