tüketmiyoruz kampanyası (9)    


tüketmiyoruz kampanyası
  • 325.
    bir görüşe göre dürtünün amacı nesneyi tüketmek, yok etmektir. örneğin açlık dürtüsü ile yöneldiğiniz yemeği minik parçalara ayırır, midenize gönderir, tüketirsiniz. onu yok edersiniz. kimse dürtüsünün olmasını istemez, kimse bir şeyleri istiyor olmayı istemez. dolayısıyla tüketmemek, insan olunca, canlı olunca, pek mümkün değil. kozmetik yönünde tüketim olayına gelince elbette tüketimi azaltmak, gereksiz veya başka bir arzunun nesnesi haline gelmiş kozmetiği engellemek mümkün. belki güzel gözükme dürtüsü ile onlarca farklı renkte allık, ruj alıyoruz. bu sağlıklı ve doğurgan gözükme isteğimizin sonucunda yaptığımız ince detaylar sizce sizin veya karşı/hem cinsin tarafından fark ediliyor mu? satın almış olduğum onlarca gereksiz üründen sonra anladım ki önemli olan üründen ziyade uygulanış tekniği. çocuk makyaj malzemeleri ile yapılan makyaj meydan okumaları vardı, dikkat ettiyseniz o pigment yoksunu malzemeler ile de gayet güzel makyajlar ortaya çıkabiliyor tekniği bildikten sonra. bundan çıkarılacak sonuç gidin, pigmentsiz ve ucuz şeyler alın demek değil elbette. fakat uygulamayı arttırıp azaltarak, başka renklerle karıştırarak farklı ürün almayı engelleyebiliriz. doğru tekniği öğrendikten sonra en pahalı ve en yeni ürünün bize istediğimiz görünümü yakalamada gerekli olmadığını görebiliriz. ben artık gerçekten ihtiyacım olmadıkça yeni ürün almamaya karar verdim. şimdi hem yeni ürün alabilmek için sahip olduğum stresten kurtuldum hem de büyüyerek sürmekte olan ekonomik krizde tedbirli olmak adına kenara para koyuyorum. bu konuda herkes biraz düşünmeli bence. elbette uygulayıp uygulamamak size kalmış. buraya kadar okuyan olduysa teşekkür ederim.

    koalata, #534114 | 11.01.2017 18:43

  • 326.
    kozmetik ürünlere gelen %25 zam sayesinde ivme kazanacağını düşündüğüm kampanyadır.

    blackswan, #534267 | 11.01.2017 21:42

  • 327.
    aylardır uyguluyorum daha doğrusu uygulamaya çalışıyorum. nerden başladığımı kısaca açıklamak gerekirse benim için özgürlüğüm çok önemlidir. kendi başıma, aile desteğiyle değil de kendi çabamla maaşımla güzel bi ev hayat kurmak çok önemliydi benim için .1,5 senedir çalışıyorum ve hep bunlar için uğraştım. çalışmaya başladım ve ailemle aynı şehirde olmadığım için yeni bir ev kurdum. herşeyi yardımsız yapmaya çalıştım çünkü bu benim için kendime saygı duymak demekti. bu zaman içinde alışverişe de çok kaptırdığım oldu. bir yerden sonra zorlanmaya başladım. kredi kartlarım birikti birikti beni iyice bunalttı. hayatımı sadeleştirme ve borçtan kurtulmayı düşünürken denk geldiğim tüketmiyoruz kampanyasını kendi hayatıma uyguladığımdan beri bişeyler gerçekten değişti. borçlarım bitmek üzere, kendime çok zorlanmadan yeni telefon aldım. hala da çabalıyorum. stokçuluğu bıraktım bir şey bitmeden yenisini almıyorum. dışarda çok nadir yiyorum evde herşeyimi yapıyorum. eskiden çok sık dışarıdan yiyen birisi olarak evde yemeye başlayalı kilo verdiğimi farkettim. seneye amacım kendime bir araba almak. tabi kredi de girecek işin içine ama yapabildiğim kadar biriktirmeye çalışıyorum. oyshoyu yağmalamaktan veya evde 3 tane botum varken derimoddaki o güzel botu almaktan araba fikri uzak tutuyor beni. mesela diş macunu stoğum yok artık veya dört kutu bekleyen şampuanım, paketlerce pamuğum ve aseton kutularım da yok. paramı stok yaparak kozmetiğe bağlamamayı öğrendim. ne gerek var market dolu bititikçe alırım, param cüzdanımda kalır. dışarda yeme bütçemin bir kısmını sinemaya devrettim. haftada bir yda iki defa çok sevdiğim bir şeyi yapmış oluyorum böylece . sevgilimle zaman geçirmiş ve dışarı çıkıp hava almış da oluyoruz. gerçekten düşünerek tüketmek hayatımda belirgin değişiklikler yaptı. bundan sonra bu alışkanlığımı bırakabileceğimi sanmıyorum. artık ayın sonunda eksi hesaba 300,400 lira içe geçip diğer ay onun eksiğiyle başlamak yerine artıya geçtiğimi görüyorum ve bu çekmecemde bekleyen the balm paletinden, ayda yılda bir giydiğim topuklu botlardan daha çok güvendie hissettiriyor bana. kendimle gurur duyuyorum hatta.

    zezeecz, #534398 | 12.01.2017 00:58 ~ 12.01.2017 01:04

  • 328.
    10 ay önce başladığım ve hala devam ettirdiğim kampanya. tabii o zaman baya radikal kurallarla devam ediyordum şimdiye göre. dışarıda yememe olayı pek tutmadı. kendime zora sokmaya bir noktadan sonra çok da yanaşmadım.

    açık olarak söylemek gerekirse süslü sözlükte yazmayı bırakma kararımın baya yardımcı olduğunu söyleyebilirim. burada yazarken o kadar da bilinçli olmadığımı fark ettim. yine hiçbir zaman koca koleksiyonlara sahip olmadım ama çok fazla üründen memnun kalmayıp çöpe attım. 5 lira da harcayacak olsam 100 lira da harcayacak olsam üzerine düşünüp belli kriterlere uyuyorsa satın alıyorum.

    stok yaptığım tek şey catrice liquid concealer oldu. ondan da sadece fazladan bir tane alarak yaptım. gözaltı kapatıcısı ve pudra zaten en çok kullandığım şey o yüzden kendimi sıkıntıya sokmuyorum.

    başka bir yardımcı olan şey ise alternatif ürünlere para harcamamak.

    artık gidip umut fakiri edasıyla belki alternatif olur diye ürün almıyorum. eskiden alternatif midir, değil midir bunu anlayabilmek için illa en az birkaç kere ürünü kullanmam gerekiyordu.
    onu da bir kenara koyarsak ben artık makyajdan iyice anlar kıvama geldim. eskiden bir ürünü almadan sevip sevmeyeceğimi anlayamazdım. artık hype yapılan ürünleri testerından şöyle bir bakıp bu olur mu olmaz mı anlayabiliyorum. kafamda net bir şekilde drugstore'dan aynı performansı elde edebileceğim ürünler var. bunlardan şaşmıyorum.

    o zamanlar ürünün tester'ından bir bok anlayamamamı bir de sephora'nın kasıntı çalışanlarına ve drugstore'ların kalabalık, boğuk, sıkışık düzenine yoruyorum.

    mid-end, high-end markalarının her mağazası için değişmiş bir tavrım var. çalışanları kesinlikle umursamıyorum. kolumda gratis, watsons'dan swatch varken sephora'ya girip oradan da swatch koyup karşılaştırabiliyorum artık. bunu eskiden çekinip yapamazdım.

    sonuç olarak ihtiyaca yönelik minimalist alışverişler yapıyorum. beni mutlu etmeyecekse hiçbir şey satın almıyorum.
    tüketmemeye başlayınca bir yerden sonra satın alınan şeylerden çok az bir kısmı gerçekten insanı mutlu ediyor.

    blu, #537433 | 16.01.2017 02:22 ~ 16.01.2017 02:25

  • 329.
    kendime bir istek listesi yaptım ve bu listenin haricinde ucuz da olsa yeni bir şey istemeyeceğime söz verdim kendime. çünkü bu isteklerin bir sonu yok. kendimi bildim bileli az ama öz eşyaya sahip olsam da benim bile hiç giymediğim kıyafetim oldu. yeni bir şey istediğimde ayrıntılı olarak düşünüyorum artık. evet buna kafa yormak sıkıcı ama öyle olması gerekiyor.

    sonbahar, #537559 | 16.01.2017 12:51

  • 330.
    hem birikim yapmak, hem evimi, hayatımı sadeleştirmek adına adım adım uyguladığım eylem. aynı kafada bir aileye, sevgiliye ve arkadaşlara sahipseniz uygulaması çok çok daha kolay oluyor. kuralım ihtiyacım yok ise almıyorum. aldıklarımı muhakkak bitiriyorum/kullanıyorum. tabi zaman zaman bazı inişler çıkışlar olabilir. benim amacım mevcut koşullarımda daha düzenli, daha sağlıklı yaşamak ve daha çok seyahat etmek. her ay kredi kartı ekstreme bakınca gereksiz yere tüketmemekten ayrı bir haz alıyorum.

    yemek: özellikle son 5 yıldır sağlıklı beslenmeye dikkat ediyorum. her sabah kahvaltımı muhakkak evde hazırlayıp işe götürüyorum. hiç bir bakım malzemesi parlatmadı cildimi sabah içtiğim limonlu su, aç karnına yediğim maydanoz, dereotu, biber kadar.
    dışarı da yemeği büyük oranda kestim. bazı zamanlar öğle yemeğimi dışarıdan söylemek zorunda kalsam da etimi, balığımı taze sebzemi kendim alıyor kendim pişiriyorum.
    özel günler haricinde artık akşam yemeklerimizi her zaman evde yiyoruz. hatta yeni tarifler deneyerek işi eğlenceye çevirdik.

    etkinlik: sinemalar kapandıkça cinemaximum bindirme mi yapıyor anlayabilmiş değilim. alışveriş merkezinde 2 kişi bir filme gitmek istiyorum fiyat 50-60tl arası. film 3d ise üzerine bide gözlük parası. hani yokluktan değil ama verdiğim paraya değmiyor izlediğim filmler. geçen yıl topu topu 2-3 kere sinemaya gitmişimdir. birkaç aya zaten internet ortamına düşen filmler yerine ayda 2 akşam tiyatroya gidiyoruz. güneş yüzünü gösterince kalabalıktan uzak sahillere, ormanlara açılıyoruz.

    spor: her ne kadar evde yoga yapmaya özensem de akşamları vaktim olmuyor, vaktim olsa yatağımı görünce tembelliğim tutuyor. bu sebepten haftanın en az 4 günü sabahın köründe spora gidiyorum. sabah sporu beynimi ve vücudumu dinç tutuyor.

    ulaşım: istanbul’un kalabalığı ve trafiği beni yendi bunu kabul ediyorum ve buna göre yaşıyorum. metro ve metrobüs hattının dışına çıkmıyorum. 30-40 dakikalık yerlere yürüyerek gidiyorum. istanbul içinde araba kullanmıyorum, taksiye binmiyorum.

    kıyafet: farklı tarz ve renklerde 6 tane örgü elbisem, 2 pantolonum, 3 kot pantolonum, 4 gömleğim, 1 dökümlü hırkam, 5 adet de kazağım var. iş yerimde resmi kıyafet zorunluluğu olmadığı için hava durumuna göre dönüşümlü giyiyorum. özellikle örgü elbise ve kazaklarımın ömrünü uzun tutmak için ekstra hassas programda yıkayıp askıya asıp kurutuyorum.

    pabuç: 2 adet bot, 2 adet çizme, 1 adet kar botu, 1 adet spor ayakkabım var. kıyafetime göre giyiyorum.

    kozmetik: gündelik hayatta pek makyaj yapan biri değilim. eserse eyeliner, allık, maskara ve ruj yetiyor. özel bir aktivite için lazım olursa diye kenarda 1 adet bb krem, 2 adet pudra, 3-4 adet allık, 2 far paleti, 6-7 ruj duruyor. bir yıldır hiç oje sürmüyorum olur da lazım olur diye 4-5 tane almıştım ama onlarda bayatlamıştır diye düşünüyorum.

    bakım: kremler, nemlendiriciler hassas noktam. belli başlı ürünlerim var, fiyatlarını biliyorum gerçekten indirime girdiklerinde stokluyorum ve her birinin dibini görüyorum.

    hijyenik ürünler: indirime girdiğinde 4-5 ayda bir stokluyorum. bu arada hala niye tampon, ped gibi zorunlu ihtiyaç ürünlerine %18 kdv ödüyoruz? yok mudur el atacak feminen avukat bir süslü?

    kuaför: saçlarımı zaten yıllardır kendim boyuyordum 3 aydır boyayı bıraktım. beyazlarımdan şimdilik o kadar rahatsız değilim. saçlarımı kısa kestirdim ama maalesef çabuk uzadığı için her ay uçlarından aldırmak zorundayım. bu esnada her ay kuaförümün bana kakalamaya çalıştığı saç bakım ürünlerini, daha profesyonel kıvırcıkları tutan köpükleri, saçlarımın arasına atmak istediği kızıl ışıltıları, dökülmeyi azaltan serumları nazikçe almak istemediğimi belirtmek zorunda kalıyorum. kaşlarımı da 3 aydır aldırmıyorum.. kendi doğal haline bıraktım alttan yukardan çıkanları kendim düzeltiyorum. arkadaşlara sorduğumda anca çok yakından bakınca alınmadığı fark ediliyor dediler.

    deco, #537673 | 16.01.2017 16:07

  • 331.
    (bkz: #526463) nolu girdim sonrası süreçte daha düşük limitli kart alma fikrim işe yaramış görünüyor süslüler. daha az ve düşünerek harcıyorum. ihtiyaç ne ise nokta atışı alıyorum. ancak bu ay sağlık harcamalarımda bir artış oldu açıkçası. daha önce geçirmediğim birkaç hastalık geçirdim ve geçirmekteyim. doktoruydu, ilacıydı, tahliliydi tutuyor tabi. sağlık herşeyden önce gelir. kısacası bu süreç benim için istesem bile tüketecek bütçem yok süreci oldu.

    cosmetique, #539032 | 18.01.2017 18:25 ~ 18.01.2017 18:26

  • 332.
    kredi kartı borçlarımı tamamen bitirdim ve gerçekten sırtımdan on kilo yük kalktı sanki. nasıl bir rahatlama olduğunu yaşayan bilir. şu anda kartı cüzdanın en dip köşesinde saklıyorum. uçak biletini ve kitaplarımı internetten aldığım için kapatmıyorum kartı. ama şu an aklımda eliptik bisiklet almak var. kilo verme sürecine girdim ve zayıflasam bile fiziğimden çok memnun olmadığım için hem de düzenli sporla sağlığıma yatırım yapmak için bu harcamayı yapmak istiyorum. ama artık almamaya kendimi nasıl şartlamışsam hiç birşey almaya gönlüm razı olmuyor :))

    zezeecz, #539258 | 19.01.2017 00:58 ~ 19.01.2017 00:58

  • 333.
    uzunca bir süredir kozmetikle ilgili böyle bir tutumum vardı. neticede kozmetik ürünler öyle hemen biten şeyler değil. baktım saçma sapan bir yığılma oldu çekmecemde, ben de kozmetik alışverişinden uzak durmaya başladım. hiçbir eksiklik de hissetmiyorum. şöyle bir tutum geliştirdim; sevdiğim ve sık kullandığım bir ruj bitmeden, o tonda başka bir ruj almıyorum mesela. aklımda merak ettiğim bir ruj varsa, o renge yakın elimdeki ruj bittikten sonra almak gibi bir stratejim var artık. fiyat önemli değil, ucuz bile olsa bu taktiği sürdüyorum. çünkü nasılsa ucuz diye aldığım bi dolu şey var, bu yüzden elimde. yazık, günah! milli servet bunlar efem. bir de bu azalmada güzellikle ilgili youtube kanallarını izlemekten sıkılmam da etkin olmuş olabilir. fark etmeden, insanlar üzerinde nasıl da etkin olup, gerçek olmayan ihtiyaçlar ortaya çıkarıyorlarmış bunu anladım. ibretlik resmen!

    pitli, #539544 | 13 saat 25 dk önce


tümünü göster
"tüketmiyoruz kampanyası" hakkında bir tanım yapın:










© copyright süslü sözlük™ 2012-2017.

sevgili okuyucu, süslü sözlük, yazarlarının çeşitli konular ve ürünler hakkındaki kişisel görüşlerinden oluşur, bu yüzden de her yazar kendi görüşünden sorumludur. girdilerde yer alan öneriler, hiçbir şekilde hekim tavsiyesi yerine geçmez. burada yer alan önerileri uygulaman sonucunda uğrayabileceğin herhangi bir zarardan sorumlu değiliz. lütfen sırf internette birileri yazmış diye yüzüne kedi çişi sürme (:

süslü sözlük iletişim: Süslü Bilişim Teknolojileri San. Tic. Ltd. Şti., Antalya, [email protected]

hakkında | iletişim | şikayet

klavye kısayolları:

g güzelinden
b bugün
d dün
r bir gün
k keşfet